www.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.ws
Glittery texts by bigoo.ws




anemon

• 27/8/2006 - ŞİİRLERİM

 

 

 

                  

 

 

 

                                AŞK İKİ KİŞİLİKTİR

 

Değişir rüzgarın yönü
Solar ansızın yapraklar;
Şaşırır yolunu denizde gemi
Boşuna bir liman arar;
Gülüşü bir yabancının
Çalmıştır senden sevdiğini;
İçinde biriken zehir
Sadece kendini öldürecektir;
Ölümdür yaşanan tek başına
Aşk iki kişiliktir.

Bir anı bile kalmamıştır
Geceler boyu sevişmelerden;
Binlerce yıl uzaklardadır
Binlerce kez dokunduğun ten;
Yazabileceğin şiirler
Çoktan yazılıp bitmiştir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

Avutamaz olur artık
Seni bildiğin şarkılar;
Boşanır keder zincirlerinden
Sular tersin tersin akar;
Bir hançer gibi çeksen de sevgini
Onu ancak öldürmeye yarar:
Uçarı kuşu sevdanın
Alıp başını gitmiştir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

Yitik bir ezgisin sadece,
Tüketilmiş ve düşmüş, gözden.
Düşlerinde bir çocuk hıçkırır
Gece camlara sürtünürken;
Çünkü hiç bir kelebek
Tek başına yaşayamaz sevdasını,
Severken hiçbir böcek
Hiç bir kuş yalnız değildir;
Ölümdür yaşanan tek başına,
Aşk iki kişiliktir.

 
ATAOL BEHRAMOĞLU

 

 

 

                              

 

                                      BEN SANA MECBURUM

 

Ben sana mecburum bilemezsin
Adını mıh gibi aklımda tutuyorum
Büyüdükçe büyüyor gözlerin
Ben sana mecburum bilemezsin
İçimi seninle ısıtıyorum

Ağaçlar sonbahara hazırlanıyor
Bu şehir o eski İstanbul mudur?
Karanlıkta bulutlar parçalanıyor
Sokak lambaları birden yanıyor
Kaldırımlarda yağmur kokusu
Ben sana mecburum sen yoksun

Sevmek kimi zaman rezilce korkudur
İnsan bir akşam üstü ansızın yorulur
Tutsak ustura ağzında yaşamaktan
Kimi zaman ellerini kırar tutkusu
Birkaç hayat çıkarır yaşamasından
Hangi kapıyı çalsa kimi zaman
Arkasında yalnızlığın hınzır uğultusu

Fatihte yoksul bir gramafon çalıyor
Eski zamanlardan bir Cuma çalıyor
Durup köşe başında deliksiz dinlesem
Sana kullanılmamış bir gök getirsem
Haftalar ellerimde ufalanıyor
Ne yapsam ne tutsam nereye gitsem
Ben sana mecburum sen yoksun

Belki Haziranda mavi benekli çocuksun
Ah seni bilmiyor kimseler bilmiyor
Bir şilep sızıyor ıssız gözlerinden
Belki Yeşilköy'de uçağa biniyorsun
Bütün ıslanmışsın tüylerin ürperiyor
Belki körsün kırılmışsın telâş içindesin
Kötü rüzgâr saçlarını götürüyor

Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Bu kurtlar sofrasında belki zor
Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden
Ne vakit bir yaşamak düşünsem
Sus deyip adınla başlıyorum
İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin
Hayır başka türlü olmayacak
Ben sana mecburum bilemezsin..

   
ATTİLA İLHAN

 

 

                  

 

 

 

                                          SEVDA DENİLEN ŞEY

 

Sevda denilen şey öyle kolay değil
Yaşa da gör derim, yaşa da gör
Sevda anlamayana sivrisinek saz
Çekene zehir, çektirene panzehir
Sevda denilen sihir ele zor gelir
Hem sabır, hem sefer demektir!

Sevda denilen şey öyle kolay değil
Sevene pınarlar, sevilene okyanuslar az gelir
Havada bulut desen de, asla unutamazsın
Sevda denen periden yakanı kurtaramazsın
Sevda denilen sihir ele zor gelir
Hem sıla, hem gurbet demektir!

Sevda denilen şey öyle kolay değil
Bitip tükenmez geceler, upuzun günler
Haftayı, ayı, yılı unutursun
İnadına bir çift göze bağlanırsın, inadına
Sana dünyalar güzeli sevdiğin, başkasına
Sevda denilen sihir ele zor gelir
Hem gözyaşı, hem sevinç demektir

Sevda denilen şey öyle kolay değil
Kış yaman da olsa karlı dağdan buz getirtir
Sevda bir sazın telinde ağrı,
Sevda bir ceylanın gözlerinde mutluluk
Sevda denilen sihir ele zor gelir
Hem matem, hem bayram demektir

Sevda denilen şey öyle kolay değil
Çekene zehir, çektirene düğün dernek
İki gönlün arasındaki telgraf telleri
Gider gelir, gider gelir
Sevda denilen sihir ele zor gelir
Hem ilkbahar, hem sonbahar demektir

Sevda denilen şey öyle kolay değil
Bir çeken bilir, bir çektiren bilir!
11 Eylül 2006

Oyhan Hasan BILDIRKİ

 

 

 

       

 

 

 

                         SEVDALAR ÇOCUK KALIR

 

´Limanda ışıkları izledik ayrı ayrı
Karanlıktaydık...
Kireç badanalı bir odada
Sarılsaydık sımsıkı
Kimsenin göremediği
Bir yıldız olurduk...´
´Zamanla değişir
Büyür insanlar
Rüyalar çocuk kalır...
Oysa, yaşlanmak vardı seninle
Ve paylaşmak tüm yaşamı
Sabahı birlikte karşılamak
Birlikte yaşamak akşamı...
Başaramadım sevdiğim,
Bağışla...
Sevdalar çocuk kalır...´

 

Suna Tanaltay

 

                                    

 

                 

 

 

 

 

                                SÖYLE SEVGİLİ

 

Mektubunda sıcaklık var
Elinden mi geçti söyle?
Ya bu sevgi, biricik yar
Dilinden mi geçti söyle?

Hayal kurmak oldu işim
Saadettir suyum , aşım.
Sana uçan gönül kuşum
İlinden mi geçti söyle?

Gül de gönül de senindir
Gel de bu hasreti dindir.
Sözlerin gönlünün bin bir
Telinden mi geçti söyle?

Sevginin rengi pembe mi?
Senin de gönlün bende mi?
Bende esen aşk meltemi
Yolundan mı geçti söyle?
Jale Sun

 

 

                

 

 

 

 

                            ÖNCE,SONRA,DAHA SONRA

 

Önce..........................
...................................
Yaşam kargaşasında,
Onurlu olmayı,
Doğar doğmaz,
İlk nefes alışımda öğrendim.

Sonra............................
......................................
Ben.....
Ben olduğumu,
Utanmadan söyledim.

Daha sonra......................
..........................................
Alınmadım hiç bir sözden,
Boşverdim.

Çok sonra.........................
...........................................
Aşkı katıksız yaşamayı,
Biriktirip,
Bölüşmeyi sevdim.
Gel bölüşelim!

Nazife Abaylı

 

                

 

 

 

                                            BİR SABAH

 

Bir sabah sana gelmişim
İçimde ağrısı gecenin
Kapını çalmışım yorgun argın
Bu defa başım önümde değil.
Mevsimlerden baharmış
Gül koklamaya ellerinden
Dereden, tepeden konuşmaya
Sana gelmişim
Unutmuşum da.

Yaşar Karaman

 

 

      

 

 

 

                            BİTMEYEN NÖBET

 

Ay ışığında
Gecenin karasında
Oturmuş seni düşünüyorum
Gözlerim dalıyor uzaklara ta uzaklara
Seni soluyorum her bir nefeste
Hissediyorum
Gözlerimde damlasın
Akmaya çalışan firari damla
Seni kelepçeledim gözlerime
İnatla kapatıyorum gözlerimi
Damla, damla akıyorsun yüreğime
Biliyormusun?
Gururum var ya
Karşımda dikilmiş kabadayı gibi duran
Dağlardan daha heybetli
Bana kafa tutan gururum
Ezdim onu
Sana olan özlemim galip geldi
Sen hasretinle yandığım sıla
İçimden söküp atamadığım gurbet
Derinlerde, yüreğimde yaşattığım sevdam
Bende, benden daha büyük olan sevdam
Ve ben hala seni bekliyorum
Geçmiş olduğun yollarda izlerini arıyorum
Yüreğimde kopan fırtınada
Delice esen rüzgarda kokunu soluyorum
Gecesini, gündüzünü bilmez,
Firarlardayım
Bitmez tükenmez nöbetlerdeyim
Biliyormusun?
Hala ayaktayım, yıkılmadım
Seni bekliyorum.

Hicabi Ceylan

 

                             

 

 

 

 

                     YAŞANMIŞ AŞK HİKAYELERİ

 

 

1.
bildiğim kendimi bildim bileli aşık olduğum,
bildiğim ancak aşıkken var olduğum...
işte bu yüzden, benim için aşık olmakÿ;
çoktandır hasretine katlandığım yokluğum.
´eğer aşktan söz edildiğini duymamış olsalar
hiçbir zaman sevemeyecek olan insanlar vardır, ´
demiş La Rochefoucauld
benimse hep böylelerini severek başladı vurgunum...

2.
her durakta ölümsüz bir aşk edineceğim
bir bakıştan, bir duruştan,
çağrışımın sonsuz hızından
unutulmaz bir sevgili daha bırakacağım ardımda.
belki de yaşanabilecek en güzel serüveni
terk edeceğim
daha otobüsün ilk basamağında.
kim bilebilir ki?
sonrayı, sonrasını kim bilebilir?
gizli gizli veda edeceğim onaÿ; görmeyecek
ve bu duyguyla burkulmuş yüreğim
otobüs camına bağrında bir ok ile
bir aşk levhası çizecek, ah min-el!
bu da ötekiler gibi,
kendisini ölesiye sevdiğimi bilmeden
yaşayıp gidecek..

3.
şimdi hemen kalksam buradan
hemen çıksam uzun sokaklardan birine
kiminle karşılaşabilirim
kime vurulurum ölesiye, eve dönmeden
geceme kuzguni bir cehennem gibi eklenen
bir ölümcül sevda hangi köşe başında
keser yolumu
bir tenhaya ulak olan
o suret avı
bırakır mı yakamı
haracı ödenmeden
bırakır mı yakamı
bir suretten, bir şiirden, bir hüzünden
ak kağıda düşürülmüş
imzasını görmeden

bırakmazlar yakamı, bilirim, ben ölmeden

4.
hangi aşk mümkündür aşığı öldürmeden
her aşk, her şiir
ardından uzun uzun bakılan adı bilinmedik sevgilerden,
küskün omuzlu terk edilmişliklerden,
perspektifinde hep bir sokak taşıyan
o sessiz
o faili meçhul cinayetlerden
resim altı sözcüklerden
aşk mümkün olsa idi ah, aşığı öldürmeden

bırakır mı yakamı kağıdın ölüm beyazı sureti
elle bilenmiş sözcükler,
yüreğime sokulan serüvenin hançer tadı
nabzımın atışına ayak uyduran vezninde
gece adımları şiirlerimin
bırakır mı yakamı yaşadıklarımı
dökmeden imgelerin giysilerine
hayatın maskelenmiş gerçekliğine
upuzun bir mesafeyle yeniden sokulmak için
yeniden ve yeniden.

MURATHAN MUNGAN

 

                     

 

ŞİİRLERİM 2 TIKLA




 

 

 

                                




 

 

 

 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!

***ANEMON***
yolu sevgiden geçen dostlara

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta
Blog RSS

Kategoriler

Arkadaşlar

oglena
begonya35
ferhunde
kapadokya050
ayvalikli
bizimada
hakdost
okumaca
nildeniz
orgubahcesi
emekyemek
keinsinn1905
twetty1905
pastacimutfakta
carmencafe
nilsu35
dekoratif
yakamoz045
anemonist
haberliyorum
izmirliblogcu
hayalimsim
izmirlihaberci
horseracing
geridekalanlar


Free chat widget @ ShoutMix
Ziyaretci sayımız:

Günlük Burç

Cursors

Kayıt Güncel Sayfa: Toplam:
Son Sayfa | Sonraki Sayfa