Merhaba benim gibi benim kadar İzmiri seven dostlara..
Bahriye KARACA
BENİM İZMİRİM
Ah İzmirim seni ne kadar çok severim bir bilsen,senin için neler feda ettim ama değmez mi?? Senin kokun,senin insanının güler yüzü,her sabah fırından yeni çıkmış sıcak sıcak alınan boyozlarla yada gevreklerle tabi kumruyu da unutmamak gerekir değilmi.. Pasaporta gidilip denize karşı martılarla yapılan kahvaltılar sonra kızlarağası hanında içilen dibek kahvesi.....
İnciraltında gün ağarırken balıktan dönen balıkçıların yanına gidip alınan balıklar,hatta günün biraz ilerleyen saatinde geri gelen balıkçıların hemen oracıkta tenekede pişirdikleri sardalyanın tadını başka nerede bulurum ki ben....
Ah İzmirim sen ne harika bir şehirsin kışda baharı yaşatıp,hepimizin içini ısıtır
ama yinede soğuk kış günlerinin kestane kebabını bize yedirmeden mevsimini kapatmazsın...Ya yaz aylarında bit pazarındaki sübyeci amca muhakkak kavun mevsiminde onun yolu gözlenir işe başlamadan önce bir bardak soğuk sübyenin tadıı ahh izmirim ah...
Durakda her gün karşılaştığın dostlarına selam vermezsen seni İzmirli saymazlar doğrudur İzmir'li dediğin evinin kapısından dışarı çıktığı anda yüzündeki gülücüklerle günaydın demesini bilir..İzmir'li dediğin sıcak kanlıdır iZMİR'Lİ DEDİĞİN SEVMEYİ BİLİR
ve sevmeyi severr işte İmzirimm ben seni bunun için çok seviyorum...
Bahriye KARACA
İZMİR’İ SEVMEK İZMİR GİBİ
izmiri sevmek izmir gibi
İzmirli olmak ayrıcalıktır
Sevdalanmak bu kente
İzmirli olmak(lık)tır.
Dört mevsimi yeşil güneşli
yer gök buluşur gecelerinde
Konak sesizliğe bürünürde
Körfer renklerle konuşur
imbat serinliğidir okşayan alnını
Meltem öpücüğü değince yanaklarına
tebessüm çiçeklenir gözlerinde
sevmek İzmir'i İzmir gibi
İzmirli Olmak Ayrıcalıktır
Sevdalanmak bu güzel kente
İzmirli olmalı(lık)tır...
Naci GÜMÜŞ
BEN İZMİRLİYİM * Eğer "kordon" dendiğinde aklınıza elektrikli ev aletlerinin dışında bir yer ismi geliyorsa, * "Körfez Kokusu" nedir biliyorsanız. * 35 ve 35,5 kavramları size bir şey ifade ediyorsa, * "Gevrek", "Çiğdem", "Domat", "Nohut" gibi kavramları kullanıyorsanız, * "Boyoz" kelimesi size bir şeyler hatırlatıyorsa, * "Arapsaçı","Turpotu", "Dalagan", "İstifno"," Ebegümeci", "Denizbörülcesi" nedir, biliyorsanız, * Konuşurken arada bir diliniz istemeseniz de "geliyom""gidiyom""gelcem""yapcam""etcem"şekli nde sürçebiliyorsa, * Gördüğünüz her gökdeleni Hilton'la kıyaslıyorsanız, * Park, trafik sorunu ve karakış nedir? Bilmiyorsanız, Kar görmek için Sabuncubeli'ne ya da Spil'e gittiyseniz, * Zeybek havası duyduğunuzda içiniz cız edip kalkıp oynayasınız geliyor sa * Kumru"nun aslında bir kuş olmadığını çok da lezzetli olduğunu düşünüyorsanız, * Hıdrellez denince sokaklarda yakılan ateşler aklınıza geliyorsa, * Sıcakkanlıysanız, * Paraşüt kulesinden atladıysanız, * Fuardaki gölde kuğulara bindiyseniz * Her yıl Ağustos sonunda fuara giderek " Birkaç ünlü görsek bari" diyorsanız * Hiçbirzaman biryere geç kalma korkusu yaşamadıysanız * İnsanlar size bir düşman gibi bakmıyorsa * Hayatınızın önemli bir bölümü belediye otobüslerinde geçtiyse * Nisan-Ekim ayları arasında hafta sonlarını Güzelbahçe Seferihisar, Çeşme, İnciraltı, Sahilevleri, Mordoğan, Karaburun, Gümüldür, Kuşadası, Dikili, Foça'da geçiriyorsanız, * Çocukken Kemeraltında kaybolduysanız * Babanız"Biz çocukken Konak'ta denize girerdik" hikayeleri anlatıyorsa * Bir kere bile YKM önünde buluşup sinemaya gittiyseniz * Kuşadasına "Ada" diyorsanız * Mahsun Kırmızıgül ie Alişanı ayırt edemiyorsanız ? * Montrö ve Lozan size avrupa şehirlerini hatırlatmıyorsa * Otobüste size biletini ya da kentkartını veren kişi karşılığında para almamakta israr ediyorsa * Yolda biriyle çarpışınca diğerinin hatası olmasına rağmen reflex olarak gülümseyip özür diliyorsanız * "Yengen" denince aklınıza yiyecek bir şeyler geliyorsa * Ortaokula giden kızınızın erkek arkadaşı olması sizi rahatsız etmiyorsa * Evinize enfazla 100 m. Uzaklıkta bir Tansaş mağazası varsa * Başka bir şehire gittiğinizde o şehirde yaşayanlara acıyorsanız * Uzakta iken "Ahh şimdi İzmirde olsaydım" diyorsanız
SİZ İZMİRLİSİNİZ...!
İZMİR
Otubüsten inip Alsancak'tan Pasaport'a yürümek, İzmir'li olmaktır. En ufak ihtiyaç için Kemeraltı'na gitmek, İzmir'li olmaktır. İlk randevunda YKM önünde buluşalım demek, İzmir'li olmaktır. Kordon boyunda denizle birlikte balık yemek, İzmir'li olmaktır. Sinemalarda ne oynuyor diye ilk Çınar'a bakmak İzmir'li olmaktır. Yazları her hafta sonu Çeşme'ye gitmek, İzmir'li olmaktır. Göztepe-Karşıyaka çekişmesini seyretmek, İzmir'li olmaktır. Sabahları günaydın dedikten sonra 2 Boyoz 1 yumurta demek, İzmir'li olmaktır. Atatürk Lisesi'ni bitirmek, İzmir'li olmaktır. Fuar'a fuar zamanında gitmemek, İzmir'li olmaktır. Kemeraltı'nda hayır için dökülen lokmalardan yemek, İzmir'li olmaktır. Her çeşitten İnsan sevmek, İzmir'li olmaktır. Simite Gevrek demek, İzmir'li olmaktır. Karataş,Asansör'de anlamlı birgün için kutlama yapmak, İzmir'li olmaktır Gece yarısı Efes'in arkasında Yengen yemek, İzmir'li olmaktır. İzmir'li olmak İzmir'de doğmamaktır, İzmir'i yaşamaktır.
Serkan Aloğlu
İZMİR MEKTUBU
Sen o zamanlar çocuktun en güzel çağında yaşamanın şimdi biz bile unuttuk orasını orası yangın yeri yıkıntılar teneke duvar çatı felaketlerden savaşlardan yangınlardan ne kalmış sa geride oralarda bir mahalle vardı insanları akraba
gece cıgaralar bir yanar bir sönerdi bir ışık bir insan kaybolurdu yolunda gidip baksan yatağına görürdün yeraltı kovuğunda
yangın yeri düşkünler mahallesi Evlerinin önünde küçük bahçeleri çiçek saksıları pencerelerinde belliydi güzel şeyler düşündükleri o insanları anlatmaz ki tarihler kim bilecek nasıl yaşadıklarını
aşkları vardı elbet zinaları vardı güpegündüz gazetelere bile geçmez şimdi oraları asfalt cadde oralarda evler bahçeler parklar unutulmuş insanların hatıraları üstünde
İZMİR
Gelmemi isteme,dönemem İzmir, Sokaklarını,sırlarını bilirim bir bir. Kopardılar dalından gonca gülümü, Elbet gün gelir özlersem ölümü; Gelmemi isteme dönemem İzmir, Niçin dönmediğimi bilirsin bir bir.
Bakarsın ölüm çağırır gelirim İzmir, Rüzgar olur denizden eserim bir gün, Avuçlarımda yakamozlarla dönerim bir gün, İçim yana yana sönerim bir gün, Karşıyaka'da soldu tomurcuk gülüm, Artık çağırıyor beni de ölüm.
Dönmemi isteme dönemem İzmir, Karşıyaka'da ne oldu bilemem İzmir, Ben bu acıyı kolay silemem İzmir, Hüzünle tükendi geçti bu ömür, Adımın anlamı olsa da özgür, Ben tutukluyum gelemem İzmir; Bundan sonra artık gülemem İzmir.
Gelmemi isteme dönemem İzmir, Sokaklarını,sırlarını bilirim bir bir. Kopardılar dalından gonca gülümü, Elbet gün gelir özlersem ölümü, Gelmemi isteme dönemem İzmir, Niçin dönmediğimi bilirsin bir bir.
Erden Erkin
İZMİR
İlk kurşun anıtın inan şahane Güzelliğine kimse bulamaz bahane Bayraklı, Eşrefpaşa, Basmahane Egenin incisi sensin ey İzmir
Taş surlu kadife kalen ayakta Şehit kanı vardır bu bayrakta Efemin naşıda bu toprakta Egenin incisi sensin ey İzmir
Atam ki yunanı denize sende döktü Söyle Türkün bileğini kim büktü Söyle dağlarına duman mı çöktü Egenin incisi sensin ey İzmir
Meryem ana koynunda yatıyor Efes ki güzelliğine güzellik katıyor Sende akşam güneşi farklı batıyor Egenin incisi sensin ey İzmir
Denizin ki pırıl pırıl parlıyor Kaptanların konağına gemileri bağlıyor Sularında balıkların çağlıyor Egenin incisi sensin ey İzmir
Fuarın ki dünyada yok bir eşi Bu şehrin bir başkadır güneşi Burada gör insanı, dostu, kardeşi Egenin incisi sensin ey İzmir
İzmir ki turistlere duraktır Kışları ılıman, yazları ne de kuraktır Verimlidir toprakları, ne de çoraktır Egenin incisi sensin ey İzmir
Seni görmeyen bu vatanı gezmemiştir İzmirlim senden başkası şu yunanı ezmemiştir Hangi ressam seni çizmemiştir Egenin incisi sensin ey İzmir
İzmirim ki şehitlerin yurdudur Karşıyaka, kordonboyu aşıkların yoludur Bu serdar da Allahın bir kuludur Egenin incisi sensin ey İzmir
En son bir mahalle bakkalında içmiştim Çay bardağında beyaz bir yangındı senden ayrılmak Mezesiz bir aşk sofrasından kalan kirlenmemiş bulaşıklar Asfalt sıcağının yüzümü yaladığı o eski yazlar Vakıa sende emanet bir amazon mızrağı vardı En son yüreğime saplayıp gittiğin O zaman anladım Aşık olmanın kan kaybetmekten ibaret olduğunu Eşrefpaşa´dan Hatay'a inen deniz nefesli bir yokuşta Troleybüs altında can çekişirken ergenliğim
Her sokakta sinema her evde ayrı bir film vardı Ne çok dedikodusu vardı ikimiz için de İzmir'in Yaşamak ah ve bir daha yaşamak Ali Melek pastanesinden yayılan Vanilya kokulu limoni serinlik için Yazlık sinemaların yazık filmlerinden çıkmış tüm kadınlar Ve bayram yerinin bayramdan habersiz eviçleri için
Şimdi yeni bir yaz gelir geçer dudaklarından
ıslık ıslık bu şehrin Onca güzel içinde öpecek bir sevgili bulamamış gibi şehir Yüksek topuklu ayakkabılarının sesiyle yetinir Yıllara meydan okuyan geçkin bir hanımefendinin
Esmer yüzü de durur aklımda o günlerden İnsanı aşka davet eden gözleri Siyah beyaz seyreder şimdi İzmir´i İzmir ise nikah dairesinin önünden geçen Telaşlı insanlarını O kültürlü fotoğrafçı vitrininin
Ne çok kedisi var bu şehrin ne çok delisi Ne çok sineması var bu şehrin ne çok denizi Bu ne çok aşk bu ne çok evden kaçmak Nasıl da tadında yaşanırdı burada böyle hayat Bu böyle bizsiz nasıl bir şarkı İzmir´de yaşamak
bir yağmur ıslatsın bizi , kumlarımı örten denizim ol,ad koyalım buna,
olsun olsun bunun adı aşk olsun..)
Bulut bile ağlarken Tek dertli sen mi sanırsın kendini Ağaçlar mı mutlu sanırsın Dökmezlerdi yapraklarını çıplaklıklarında Kuşlar mı mutlu sanırsın Bakmazlardı korkakça tüneklerinde Sokaklara yağmur Bana tutsaklık yağıyor Ben ölüyorum anne
Ben iyice kapanırken içime Açılmışım sağanaklara Ayağı kayan kör gibiyim Yağmurlara rehin verilmiş Yolunu arayan seller gibi Çamurlaşmış kaldırımlar da Köşe başlarında herkese savruluyorum Tüm bakışlar kuşkulu Hareketler tedirgin Islak yüzlerde Herkes birbirine yabancı Biri yanlışlıkla adres sorsa Kalbimin yolunu göstersem Buruk yalnızlığımı kırsam Utanç yağmurun da
Eve dönsem kabuslar başlayacak Buğulu aynaya baksam Yüzüm akacak Süzülecek yaşlar sebil gibi Resim çizsen yağmura Tutsaklığıma gardiyan olacak Çare diye aradığımız dostlar Benden çaresiz Benden yalnız Bir cenaze çıkıyor yaşlı bir evden Ağlıyanı çok Belli ki ölmüş vadesiz Herkes koşuyor yağmura karşı Bir ben dolaşıyorum gayesiz Gem takılmamış yalnızlıklarım da Kendimi ararken Nerede unutmuştum çocukluğumu Bir tek gölgem mi seviyor beni Ayak izlerimi kim siliyor arayışlarım da
Dönüp dururken başımın üstünde Pençe elleriyle martılar Simitçiler bile sığınmışlar Çocuk korkusunda ürkek seslerine Gözbebeklerinde su baskını Elleri üşümüyor simitçilerin Umutlarını sel almışken Duaları yağmurlar biraz bulutta kalsın
Yollar mı çukur Kaldırımlar mı yüksek Çatlarken caddeler Seller mazgallara küs kaçmakda Kabaran dalgalar yine başladı Okşamaya köpükleriyle Körfezin mavi kıyılarını Kilit vurulmamış bir kalp olsa Tam yanımda yalın ayak Tutsakken meltemli yağmura Bulutlar atmışken sularını Tek toprak mutlu ki yağmurdan İçine alırken birikintilerini Kimliksiz kaldım yağmur gurbetinde
Çölde serap misali Seken su birikintisinde ki gölgem Aniden yitip gitmekde Toprak yağmuru dinliyor Islak sonsuz gökyüzünde Yıkarken sesleri Ezenler var yağmuru İzmir bu gün yağmura tutsak Ben hala yağmurda aramaktayım Benim yağmurum nerede
İZMİR AŞKIMIZA UYANMAKTA
Aşkım bak İzmir’de gün ışıldamakta Aşkım imbat doğan günü özlemle selamlamakta Uyanda gör, sabahın ilk parıltıları körfezden
su içme telaşında Aşkım hadi uyan; şu eşsiz manzaranın tadına
kollarında varsam ya, Aşkım uyansana, İzmir de gün doğmakta. Aşkım, baksana İzmir aşkımıza uyanmakta.
Hala damağımda dün geceki rakı, balık ve roka. İzmir’im, bir düş şehrisin şimdi kordon boyunla. Omzun da başım, yüreğimdeki aşkınla Sen ve İzmirim hala mahmur, iki sevdiğim de hala derin uykularda Aşkım uyansana, İzmir de gün doğmakta. Aşkım, baksana İzmir aşkımıza uyanmakta.
Sokakları deniz, denizi kız kokan Smyrna Kıskandın mı aşkımı, hadi durma öyle mahzun söyle bana Palmiyelerinde kendimi aşka vurduğum Kordon’unda aşkımla kadeh kaldırdığım, Karşıyaka’da İzmir’in güllerini kokladığım Bostanlı’sını aşkımla adım adım arşınladığım Sen değil miydin söyle bana İzmir’irim, hadi cevaplasana
Kıskanma hırçın amazonum, sakın mahzun olma İnan senin kalbimdeki yerin bambaşka Ama kollarımda aşkım var, İzin ver de ne olur yaşayayım onu doya doya Canım İzmir, kalbimdeki ilk yerini kaptırıverdin ona Aşkım baksana İzmir de gün doğmakta. Aşkım baksana İzmir aşkımıza uyanmakta..
Hırçın savaşçı dilber. Amazonların kraliçesi. Tanrıça bakışlım, iyot kokulum. Her gün aşık olduğum. Karşımda sen, kollarımda aşkım Haydi silkinip uyan. Gücenme, darılma bana Canım İzmir, aşkıma şahit ol, tüm güzelliğini ser yollarıma
Aşkım, hadi uyansana..... aç gözlerini bak İzmir de gün doğmakta Aşkım baksana, İzmir aşkımıza şahit, Sanki bize mutlu mutlu göz kırpmakta, Aşkım İzmir en güzel haliyle karşımızda durmakta Uyan hadi aşkım, günaydın deyip beni kollarına alsana
Hülya Öner Karadayı
ZEYTİNLİ......
Her şey küçük bir birikimle başladı Zeytinliydi yediğim poğaçalar Ucuzdu içtiğim şaraplar Sahi bilir misin onların tadını? İzmir´imin caddelerini Palmiyelerle süslü sahillerini Ve en yakın dostu Ege Denizi! Biz sabahlarız sahillerde Yaz günü vıcık vıcık ter Hoş sohbetler, bahçelerde yetişen bilmem neler Mis gibi gider her şey orda Aman ne güzel boyozla yumurta Şarap bitti mi domates! var En iyisi o vitaminlisi Aman da dünya döner ben durur Mevlam döner dünya durur İzmir´im İzmir´im güzel İzmir´im En hürüm en zevklim Karışmamış pislik sana En delikanlım en sevgilim Sahi bilir misin onların tadını En ucuzuydu ama bizdik en zengini...
İzmir'i zaten çok severim...
Şimdi(bunları okuyunca)aşık oldum:)))
İnşallah İzmir'e geleceğim(halamın kızı orada),ve seni mutlaka göreceğim canım arkadaşım.
Sevgiyle öpüyorum.
Aaaaa vallhi kırıldım. Diğer blogda olan arkç hepsi burda.Bir ben yok. Yani burada olmak için izmirlimi olmak gerekiyor. Küstüm. Kendimi itülmüş ve gakılmuş hissettim...
canım bir izmirli olarak yazdıklarını okuyunca, insan yaşıyor ancak izmirli olanlar anlayabilir nedemek istediğini, iyiki etkinliğe davet etmişsin bu sayede blogunla tanıştım ve seni arkadaş listeme eklemek istiyorum, canım davetin için teşekkürler ve yazdıkların için seni cani gönülden tebrik ederim, ben izmir dışında yaşayamacak kişilerdenim canım izmirim diyorum ve kızlarağası dibekte kahveyi bilmeyen izmirli değildir canım, sevgiler, hoşçakal, mutlu kal...seni tanıdığıma çok sevindim...
Bu sefer bu bloga uğradım.İnan içim açıldı..Ne güzel şeyler var..Ellerine yüreğine sağlık...İzmirin güzeli olarak o kadar güzel bir gönlün varki;SEVGİLERİMİ YOLLUYORUM
Ben de sizi arkadaş listeme ekleyerek sayfanızı ziyarete geldim. Yaşamımda tatlı anıları olan İzmir'de şöyle bir dolaştım. Ege'nin İncisi'ni zaten severim. Benim de "Sana Geliyorum" adlı şiirim İzmir'e yaptığım bir yolculuk anında 302 Mercedes otobüsün yirmiüç numaralı koltuğunda yazılmıştı. Sizi tanıdığıma sevindim. Nazik yorumunuz ise epey duygulandırdı beni. Arkadaşlığımızın sürekli olması umuduyla Eskişehir'den selamlar. Esenlikler dileğimle.
güzeeeel izmiri seviyorsun güzel şehrimiz ama üzüldüm yine de sana çünkü iatanbullu değilsin haliçin lağım kokusu nedir bilmezsin feshanede konsere ramazanda sultanahmete gidemezsin eminim gühanede pamukhelva yememişsindir topkapı sarayında arkadaşını da kaybetmiş olamazsın olsun be istanbul istanbul izmirde keyifli yaşamlar dilerim arkadaşım
Sevgiye ve hissedip paylaşanlara adanmış
evrenselleşen böylesi bir gün vesilesi ile;
Sadece bir güne mahsus değil,
tüm ömrünüzde, yıllarınızın her günü;
yüreğinizde ki sevgiyi sevgisi ile tamamlayan
yüce değerler silsilesinin üst sıralarında,
rengarenk mutluluk çiçekleri açıp, açtıran
inciyip incitilmemiş - yanılıp yanıltılmamış İnsani,
ve yolunda ayrılmaksızın yürünen İlahi,
apak sevgilerin huzuru, hazzı ile dolu olsun.
Sevdiklerinizin Sevdiği Olduğunuz umudumla
Sağlık ve başarılı günler sizin olsun.
Öncelikle çok güzel bir yazı hazırlamışsınız. sizi can-ı gönülden tebrik ediyoruz. İnternetin, insanların eski günlerini, hasretlerini, sevgilerini tekrar hatırlatması için kullanılması gerçekten çok güzel.
Sizi www.Hobilendik.com'a yazdığınız yorum ile tanıdık. Hobilendik.com olarak, www.Seyristanbul.com sitemizin de yayınını gerçekleştiriyoruz. Yazımıza yazdığınız yorumunuzdan sonra bloğunuzu ziyaret ettik ve bu güzel bloğunuzla karşılaştık. Yazdığınız yazılara gelen yorumlar da ne kadar doğru bir blog yaptığınzın kanıtıdır. Bu yüzden sizi daha çok insanın tanıması için www.Seyristanbul.com sitemizde tanıtımınızı yaptık.
Tekrardan İstanbul'da yaşayan ama kalbi hala İzmir diye atan birisi olarak hepinize kucak dolusu sevgiler. İzmir'imize güzel bakın :)
İzmir bu kadar mı güzel anlatılır. Şiirler harika, Bloğuna şöyle bir baktım, Yeni yıldan sonra didikliycem, Malum yeni yıl telaşı işler yoğun, öptüm, hoşçakal
Ben bu kadar guzel izmirimi anlatan yazarken yasayan kisiyi merak ediyorum.ellerinize gonlunuze saglik.2008 senesinin tum insanlara huzur saglik ve mutluluk getirmesi dilegi ile yeni ve izmirimizi anlatan siirlerinizi bekliyorum.saglikli ve mutlu seneler dilerim.
Bu güzel bayram akşamında senin sayfanı keşfettim.Gönlüne sağlık ne güzel bir sayfan var.Özellikle ben İzmirliyim yazın çok hoşuma gitti.Öğrenmiş oldum bazı şeyleri.Her şeyin gönlünce olmasını içtenlikle dilerim.Mutlu bayram günleri dilerim.
Kopkoyu bir sis içinde bir akşam
Hatırına düşeceğim belki
Bir an ıslayacak yağmur yüzünü
Birden o tatlı demleri hatırlayacaksın
Sonra sıcak yatağında uzun uzun
Ağlayacaksın Ağlayacak.!
Boğazında bir şeyler düğümlenecek
Ah yanımda olsaydı diyeceksin
Tüm yıldızlar gülecek haline Ay'da göz kırpacak
İliklerine işleyecek bensizlik
Kahrolacaksın...!
Bir sigara tüttüreceksin ihtimal
Ufku seyredeceksin saatlerce
Bir rüzgar kopçalayacak yüzünü
Sonra hayalim gelecek karşına
Bir Şiirimi mırıldanacaksın
Hıçkıracaksın..!
Gönlünden atamadığın gibi kafandan da
Silemeyeceksin beni düşlerine gireceğim her gece
İnce bir hüzün bürüyecek yüzünü
Ve çırılçıplak gerçekleri o zaman
Anlayacaksın..!
Sonra bir şeyler yazmak isteyeceksin
Kafan gibi kaleminde işlemeyecek
Unutmak isteyeceksin her şeyi
Ama unutamayacaksın hiç bir şeyi
Kıvranacaksın.!
sevelim sevilelim sevgiyle kalın.....
Çay şefkattir, dostluktur, güvendir.
Kahve ise sevişmektir, ilişkidir, heyecandır...
Çay ne kadar dışa dönük ise,
kahve de gitgide o kadar içe dönük bir keyif içeceğidir.
Kahveyle çayı biribirinden en kesin ve keskin biçimde nasıl ayırırız?
Öpüşünce birbirimize geçirdiğimiz ağzımızdaki kahve tadıdır.
Çaydan geriye kalan ise sohbetimizin tadıdır.
Kahve kokudur... Önce koku.
Kahveyi dilden damaktan önce burun sever.
Kimileri "kokulu" çayı çaydan saymaz.
Oysa kokusuz kahve kahveden sayılmaz.
Fakat gözün arzularını ve keyiflerini de yabana atmamalıyız.
Fincanın üzerinden kahveye; o kara kuyuya bakıp başı dönmeyen,
yükseklik korkusuna kapılmayan var mıdır?...
Hayatın ilk bakışta sıradan gibi gözüken ama güzel sürprizlere açık çağrıları vardır.
Kimi zaman insan sesine bürünür bu çağrılar:
Bunlardan biri "Hadi, şöyle bir çay içelim" 'dir.
Öteki ise daha ılıktır, daha derindendir:
"Gel, bir kahve iç! Sonra gidersin..."
Nasıl ince belli çay bardaklarını avuçlarımızla kavramak sadece bedenimizi değil, üşümüş ruhlarımızı da ısıtırsa...
Değil kahve içmek; kahve içmeyi istemek bile bizi hem kendimizle
hem de hayatla bir an için bile olsa barıştırır.
Haa, bir de "ben çay içmem!", "ben kahve sevmem.." diyenler var...
Onların aslında neyi sevmedikleri ve
hayatın hangi tadlarını ıskaladıklarını gördünüz herhalde...*
canım değdi gerçekten eve bir huzur ve mutluluk geldi köpek gelince zaten tuvalet eğitimi olunca hiç bir sorun olmuyor .daha 4 aylık aynı bebek gibi seviyoruz onu hazır mamada yiyiyor şimdilik çok memmnunuz bakalım ileride neler olur?
Aşk bir öğretmen, bizse öğrencisi oluruz yıllar boyunca. Kimi zaman katıla katıla gülmeyi, kimi zaman yerleri tırmalaya tırmalaya ağlamayı öğretir aşk...Boş, beyaz bir sayfasınızdır aşktan önce... İlk karalamalar, yaşandığı an yaşanabileceğini sandığınız en büyük harflerdir gözünüzde. Zaten yaşananlar da hep gösterir ki, insan yaşadığı her aşkı en büyük aşkı zanneder aslında! 'Daha fazlası olamaz' dersiniz hep, 'Bu hepsinden başka' diye düşünürsünüz sonra bir bakarsınız ki aslında her aşk sizi bir sonrakine hazırlıyor... Duygularınızı yitirdiginizi sandığınız anda karşınıza yeniden çikan ve en büyük aşk, hep en sonuncusu olur.
Bazıları kendini korumayı hiç beceremez aşkta...Döker saçar tüm hislerini ortaya. Birşeyleri gizlemeyi, sır perdeleri bırakmayı başaramaz kimileri...Yüreğindeki herşey dilindedir... Nazlanmaları çekemez, çekmeye calışsa da beceremez çünkü gözleri ele verir...
Düşünsenıze belki de aşk duygusudur aslında hayran olunan... Aşkı yalnız kendinizle, geceyle veya gündüzle, şiir dizelerinde yaşamak, sevgiliye yaslanmaktan daha yakıcı değil midir bazan? Yaktığınız mumun alevinde kendi kendinize erimek...
Melankonin tadı da öylesi lezzetlidir ki aşkta...Bahar gelmiş, kuşlar cıvıl cıvıl, insanlar kıpır kıpır...Bir tek sizsinizdir baharda kışın dondurucu soğuğunda takılıp kalan, rengarenk çiçeklere inat. Çünkü sevgili kayıptır. Kendi içinde, kendi fırtınalarının, tipilerinin içinde yokolur gidersiniz...Güzeldir melankoli, aşk uğruna yaşanıyorsa eğer...
Aşk törpülemeyi de öğretir kendinizi size...Sivri uçlu, bazen sizi bazen başkalarını acıtan yanlarınızı törpülersiniz. Sonsuz özgüveninizin bir yerlerden çatlayabileceğini de görürsünüz şaşıra şaşıra... Her aşk, her aşık bir değildir...Her biri ayrı bir ders verir...
Aşk her günün bir gecesi, her gecenin bir sabahı olduğunu öğretir... Sonsuzluk bize ait değildir. Acıdan öleceğinizi zannettiğiniz gecelerin sabahı olur. Hem de hepsinin...Sabaha varmayan hiçbir geceniz olmaz. Yüreğinizin 'Bu sefer dayanmaz' dediğiniz her geceye inat, sabah oluverir...
Sonra farkına varırsınız ki aslında sizi 'aşk’ yaratmıştır, diğer bütün canlılar gibi evrene 'aşk’ katmıştır...
Bu ne büyük bir İzmir sevgisi! Büyük kelimesi az gelir, muazzam demeliyim, çok hoş ama, yaşadığı şehri bu kadar candan, bu kadar içten seven kimse tanımadım ben, çoğu kişi öylesine yaşar ama siz sanki bir şehir değil, bir kadınmış gibi adeta aşık olmuşsunuz İzmir'e:) bana öyle geldi ve çok hoşuma gitti...
Ayrıca ilk baştaki resme hayran kaldım (neresi olduğunu yazmamışsınız) galiba bir baraj nehrine bakan çay bahçesi...çok güzel...orada oturup çay içmek isterdim:)
güzel blogunuzu hep okuyacağım, sevgiler
Doğrusu sayfalarınızın arasında kendimi İzmiri gezerken buldum. Ben de İzmirliyim, iki oğlum var ikisi de İzmir doğumlu. ANcak şimdi oralarda değilim. Tebrik ederim. Elinize, yüreğinize sağlık.Artık zaman zaman Sizin sayfalarınızda İzmir'i gezeceğim.Kutlarım
Neden aşklar hep sonbahar tadında yaşanır bilinmez. İlk yağmurun sevinciyle sokağa çıkılıp doyasıya ıslanmaktır ya işte öyle başlar aşklar…
El ele tutuşup sahile çıkmak, koşmak doyasıya ve birazda meraklı bakışlar almaktır aşk...
Gözlerden uzak olmaya çalışmak, rahatlığı yalnız kalmakta bulmak göz göze, burun buruna, omuz omuza durmaktır aşk...
netten alıntıtır...
İlk kavgada önce özür dilemek için sevgilinin nefesini gözetmektir aşk... Kavganın hemen ardından suçlunun kendisi olduğu telaşına düşmek, suçlamalara girmek, alttan almaktır aşk...…
Peki yaşanmışlıklardan sonra gelen dinginlik ve tarif edilmeyen bıkkınlık kıvılcımları?…
Bakarsınız başlar yaprak dökümleri, hava bozar aniden, yakındır kar gelmesi…
Bahaneler hazırdır dillerde oysa aşk çoktan taşınmıştır gönüllerden tıpkı kiralık daireden taşınanlar gibi… Hiç bir zaman kiralık evde eve nasıl sahip değilseniz, aşka da sahip olamazsınız bir şekilde... Bir süre sonra badana boya ister aşk, tazelik, cosku, yeni eşyalar ister, bakım-onarım bekler aşk...
Boşluğa haykırıştır aşkın ardından söylenenler, duyulmaz ve değer görmez sözcüklerde…
Hava iyice soğumaya başlar birden, kış gelir ya fırtınayla ya sakince...
Haklıdır her iki taraf da zaten kimin umurundadır ki bu?
Bitmiştir bir ömür boyu süreceğine yeminler edilen o büyük aşk...
teşekkür ederim şalı beğendiğiniz için buna çok ihtiyacım vardı çok zorlandım yaparken yani çok emek harcadım annemin düşüncelerini çok merak ediyorum anneler gününde Antalya'ya yollayacağım emeğime inşallah değer verir zira zor beğenen bir insandır.puzzleyi yaptıysan ben hemen değiştirmeye gidiyorum by
Sevgili ANEMON yeni yeni dolaşabiliyorum siteyi sayfan gerçekten de çooooooooooook güzel , tebrik ederim , ilk fırsatta sayfana beğendiğim şiirlerden ekleyeceğim......
beni birden 15 yıl öncesine götürdünüz. izmirin en sıcak günlerine... bornovanın güzel kafelerinden birinde yediğimiz buz gibi dondurma keyfine... bir akşam vakti kalabalık vapurun güvertesinde ılık esen rüzgara bıraktığımız komik fıkraların kahkahalarına... basmanesin kalabalıklarına götürdünüz. insanı kucaklayan izmire pınarbaşına, güzelbahçeye... izmiri seven izmirlidir.
fikrimi beğendiğinizi yazmışsınız teşekkür ederim...
eğer el becerilerimizle yaptığımız bir şeyleri bloğumuzda sergileyerek, açık arttırma usulü satıp (ürünü satınalan; -ismini hesap numarasını yazacağımız toplumsal sorunlarımızı gideren vakıflardan birinin hesap numarasına- bedelini yatırıp makbuzunu bloğumuzda yayınladığı takdirde ürünü alıcıya kargoyla göndermek şeklinde olacaktır) bu konuda eminim herkes elinden geleni yapacaktır. ben sokak çocuklarını-insanlarını görünce içim parçalanıyor. dünyanın en güzel şeyi üstünde bacası tüten bir eve sahip olmak diye düşünüyorum. belki daha uzun vadede daha olumlu daha büyük organizasyonlar kurabileceğimiz ilk adımdır bu... onları yuvaya kavuşturup topluma kazandırabilecek beceriler edinmelerini sağlayabiliriz. insanlara balık vermek yerine balık tutmayı öğretmek en doğru yoldur. belki onlara hayatlarını kazanabilecekleri meslekler öğrenebilecekleri ortamlar yaratabiliriz. bu bir tek insan bile olsa bence başarıdır. belki şimdi bu düşüncelerim çok büyükmüş gibi görünüyor olabilir. ama olmayacak şeyler değil !?...
İzmir'e aşık birinin gözlerinde İzmir'e bakınca, en kısa zamanda İzmir'e gidesim geldi. En son yazın İzmirdeydim ama... Bu bloga bakınca İzmir'i ne kadar özlediğimi anladım... Çok güzel bir blog hazıralmışsınız. Ellerinize sağlık...
Canım anemonum, bu sayfayı ilk günlerden beri sürekli izliyorum... Bir İzmirli ve bu kentin aşığı olarak inan çalışmana hayranım... Sayfanın her yerini neredeyse ezberledim artık ama yazmak ancak bu geceye kısmetmiş... Elbette nete her girişimde kapısından içeriye baktığım bu sayfa aynı şekilde izlenmeye devam edecek... Her yenilik yüreğinin güzelliğini yansıtacaktır eminim.... Ellerine, emeğine, yüreğine sağlık birtanem....
Sevgilerimle...
MERHABA ANEMON. ZİYARETE GELMİŞSİN. TEŞEKKÜR EDRİM. İZMİRİMİZİN DE DEĞİŞİK MANZARALARINI İZLEDİM. ÇOK GÜZEL. İZMİRİN DEĞİŞİK YEMEK TARİFLERİNİ DE EKLERSİN DEĞİL Mİ? BEN İZMİRİN BÖRÜLCESİNİ BİLİYORUM. MEŞHUR OLDUĞUNU. GİTTİĞİMDE YEMİŞTİM :)
MERHABA ANEMON. İZMİRLE İLGİLİ HAZIRLADIĞIN BU BLOĞUN ÇOK GÜZEL YURDUMUZUN GÜZEL YÖRELERİNİ GÖREMEYENLER BU ŞEKİLDE GEZİP GÖRMÜŞ GİBİ OLACAKLAR. BEN DE OKUMACADA "ORDA BİR YER VAR UZAKTA" İSİMLİ BİR KATEGORİ AÇTIM VE HER AY BİR YÖREMİZİ TANITIYORUM.
teşekkür ederim bloğumu beğendiğiniz için puzzleyapmayı bende çok sevdiğim için en başa koydum sık aralıklarla resimlerinide değiştiriyorum .
bloğun sayesinde bende İzmir'i görmüş kadar oldum sizinde bloğunuz çok güzel
izmirdeyken bile izmiri özleyen biri olarak blogunuzu çok beğendim.izmirde yaşamayı izmirliyim demeyi ve benim gibi hissedenlerle hislerimi paylaşmayı seviyorum.
kucak dolusu sevgilerimi yolluyorum
• 2009-03-15 11:22:29 - günaydın...
Şimdi(bunları okuyunca)aşık oldum:)))
İnşallah İzmir'e geleceğim(halamın kızı orada),ve seni mutlaka göreceğim canım arkadaşım.
Sevgiyle öpüyorum.