www.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.wswww.bigoo.ws
Glittery texts by bigoo.ws




anemon

• 28/8/2006 - GÜLLER

 

 

 

 

 

 

 

KIRMIZI GÜL DEMET DEMET

 

 

 

Kırmızı gül demet demet

Sevda degil bir alamet
Gitti gelmez o muhannet
Şol revanda balam kaldı


Kırmızı gül her dem olsa
Yaralara merhem olsa
Ol tabibten derman gelse
Şol revanda balam kaldı


Kırmızı gülün hazanı
Ağaçlar döker gazeli
Kara yağızın güzeli
Şol revanda balam kaldı


Muharrem AKKUŞ

                                    

 

 


KIRMIZI GÜL

 

Bir ülke varmış eskiden. Ve bu ülkede hiç ama hiç kırmızı gül yokmuş bütün güller beyaz renkteymiş. Bir de birbirini çok seven bir kız ve bir delikanlı varmış bu ülkede... Birbirlerine çok yakışıyorlarmış. Kız çok güzel delikanlı ise çok yakışıklıymış...

    Delikanlı bu kız için herşeyi yaparmış.. Kıza evlenme teklif etmiş. Kız ise bir şartla demiş. ''Bana kırmızı renkte bir gül getirirsen seninle evlenirim''. Delikanlı çok üzülmüş çünkü hiç kırmızı gül yokmuş. Beyaz güllerle dolu bir bahçeye gitmiş aramış ama yok...

    Sonra ordaki bir bülbüle derdini yanmış.. Bülbül dinlemiş genci... Ve en sonunda "Üzülme delikanlı, yarın buraya aynı saaatte gel ve kırmızı bir gül göreceksin onu al kıza götür, evlenin mutlu olun... Sen onu çok seviyorsun mutluluk hakkın" demiş. Çocuk biraz şaşkın ayrılmış ordan...

    Ertesi gün bahçeye gitmiş koskoca bahçe beyaz güllerle dolu yalnızca en ortada kıpkırmızı bir gül!! Delikanlı biraz şaşkın biraz heyecanlı, biraz mutlu koşup gitmi gülün yanına.. Ama gördüğü şeye gerçekten çok üzülmüş. Bülbül yerde ölü yatıyormuş.. Kendini gülün dikeniyle öldürmüş, kanından da kırmızı bir gül ortaya çıkmasını sağlamış genç delikanlş ve onun mutluluğu için..

    Şimdi de yerde cansız yatıyormuş.. Delikanlı gülü alıp kızın yanına gitmiş.. Kız bu gülü gördüğü için çok sevinmiş ve delikanlıyla evlenmeyi kabul etmiş.. Bunun üzerine genç "Benimle evlenebilmen için bülbülün ölmesi mi gerekiyor du? " diyerek oradan ayrılmış ve bir daha hiç dönmemiş...

              

                             

 

 

 

GÜLLER VE LEYLAKLAR 

 

Sen ey o çiçekler ey o değişmeler ayı
Bulutsuz geçen mayıs bıçaklanmış haziran
Bir daha artık ne o gülleri ne o leylakları
Bir daha o ilk yazı unutamam hiçbir zaman

O korkunç kuruntuyu unutamam bir daha
Alayı çığlığı kalabalığı güneşi
Aşk arabalarını Belçika hediyelerini
Havayı o arı uğultulu yolu sonra da
O sakınmasız utkuyu kavgaları aşan
Öpüşmenin kızıla döndürdüğü o kanı
Çılgın halkın leylaklarla donattığı
O ölüme gidenleri unutamam artık dünyada

Kutsal o eski zaman betiklerine çalan
Fransa bahçelerini unutamam bir daha
O akşamları büyüsünü o sessizliğin
Gülleri yol boyunca ki gülleri sonra da
O bozgun yeline karşı duran çiçekleri
Alaycı topları o bisikletleri şaşkın
Korkunun kanadı üstünden geçen erleri
O perişan kılıklarını konaklıyanların

Ama neden bilmem bu benzetme kasırgası
Durmadan hep aynı noktaya getirir beni
Saint-Marth bir general kara bir dal yığını
Orman yanında bir köşk Normandiya biçimi
İşte tıs yok düşman karanlıkta dinleniyor
Birden bize Paris düştü diyorlar bu akşam
Dünyada ne o yitirdiğimiz aşkı bir daha
Ne o gülleri ne de o leylakları unutamam

Flandres leylaklarını demetlerini ilk günün
O tatlı izini yanakları söndüren ölümün
Sonra sizi kaçışın gülleri taze güller sizi
Yangın rengine çalan Anjou gülleri sizi

 
ARAGON

           

         

 

 

 

                       

               

      

 

 

 

 

           
 

           

                         

 

 

 

 

 

       

 

 

 

GÜLLERİ SANA BIRAKIP DİKENLERE GİDİYORUM

 

Gülleri sana bırakıp dikenlere gidiyorum
Gidiyorum
bütün acılarımı vurup sırtıma
umutları bırakıp başucuna
ıtırları, menekşeleri, kırgüllerini bırakıp
şiirlerimi sarıp bohçama
yüreğimin yangınına gidiyorum
hoşca kal usulboylum, güzel gözlüm hoşca kal.


Gidiyorum
gözyaşlarımı papatya diye saçlarına takıp
yüreğimdeki yağmurlarla bir ırmağa akmaya gidiyorum
içimde yeşerttiğim tüm çimenler sana kalsın
sana kalsın baharçiğdemleri, kırgelincikleri, kırkkanatlılar
gülleri sana bırakıp dikenlere gidiyorum.


Gidiyorum
başımda gam, gözlerimde nem
bütün hatıraları bırakıp geride
usulca çekip kapıyı ardımdan
alıp başımı gidiyorum buralardan
şafak sökmeden kimseler görmeden
yağmurun yağmadığı çöllere gidiyorum
sevgi dolu yüreğimi bir ıssızda yakmak için.


Hoşça kal suyundan çimdiğim dere
kana kana içtiğim pınar
say ki yaşamadım bu yerlerde
nazlı çiçeklerini okşamadım baharın
bozguna uğramış bir bostanın hüznüyle
bir yaprağın ürpertisine yazıp ömrümü
çekip gidiyorum buralardan.


Gidiyorum
bir bilinmeze doğru
hem yol, hem yolcu olmaya
acılarımla başbaşa kalmaya gidiyorum
bütün yıldızları takıp kanatlarıma
bir kelebek gibi özgür olmaya gidiyorum.


Yüreğimin sızılarında damıttığım her şiiri bin kez öperek
ve sökerek sevgiden yana ne varsa göğsümde
gecelerin zifiri saçlarında kaybolmaya
bir ceylanın gözlerinde ağlamaya gidiyorum.


Bütün borçlarımı ödedim alacaklarımı erteledim
artık ne diyecek bir sözüm kaldı sevdiklerime
ne okuyacak bir şiirim
gözlerimin içindeki iki damla gözyaşı gibi
bakmadan ardımdaki uçurumlara
alıp götürüyorum yüreğimdekileri de
hoşca kal usulboylum, güzel gözlüm hoşca kal.



Nuri CAN

 

 

 

 

GÜL KOKULU YARİM

 

Ve sen kadınım...
Biricik gül kokulu yarim...
Sen hiç çıkmadın aklımdan yine bu hafta.
Çok güzel düşlerde ağırladım seni.
Birlikte harika yolculuklara çıktık gökyüzünde,
inan bir an aklımdan çıkmıyorsun.
Her kadının gözlerinde senin bakışlarını arıyorum,
sıcaklığını yokluyorum anlamsız bakışlarda,
seninle görüşmeyeli çok oldu biliyorum,
ama üzülmüyorum uzaklığına.
Nasılsa her an yanımdasın,
nereye baksam orada bir çift bakış beni bekliyor.
Yokluğunu çekmiyorum yani,
senin de beni böyle düşündüğünü hissediyorum.
Güzelim benim, eminim ki,
aynı duygularla çarpıyor kalplerimiz.
Ah güzelim, doya doya öpüyorum hayalini.


Mahmut Kuru

 

 

 

         

 


 

 

GÜLLER AĞLAR İÇİMDE

 

Ne zaman ayrılık saati gelse
En vazgeçilmez yerinde yaşamın
Duysak ayak seslerini akşamın
Ve sokaklardan el ayak çekilse
Bir ürpertiyle duyarım o zaman,
Seni çağıran sesi uzaklardan...

Ne zaman ayrılık saati gelse
Bir gariplik çöker içime birden
Kalan tek anı gibi bir devirden
Durmadan çalınır o gamlı beste
Sanki bilir dem hazin öykümüzü
Bulutlar ağlar, kararır gökyüzü

Ne zaman ayrılık saati gelse
Bir çaresizliği anlatır gibi
Birden degişir gözlerinin rengi
Mavi solar, koyulaşır yeşilse
Sarınca ruhunu eski bir hüzün
Uçar gider pembeliği yüzünün

Ne zaman ayrılık saati gelse
Uzatsan özlemle dudaklarını
Tüm ağaçlar döker yapraklarını
Ne çiçek kalır ortada, ne bahçe
Sadece uğultusu o rüzgârın
Ve bir umut kırıntısı: Belki yarın.

Ne zaman ayrılık saati gelse
Bir firtına çıkmışcasına, büyük
İçimdeki güllerin boynu bükük
Bir zaman kalakalırım öylece
Neden sonra gittiğini anlarım
İçimde güller ağlar, ben ağlarım...

 


Ümit Yaşar OĞUZCAN

 

 

 

BEYAZ GÜL

 

Seni arıyorum kalabalık caddelerde,
Tanımadığım insanlar geçiyor, sen yoksun...
Perişan hayallerimin başladığı yerde,
Sana sesleniyorum, duyuyor musun?

Beyaz güller açtı bahçelerde, sevdiğin...
Ya o karanfil... Baygın kokulu çiçek.
Gel, yalnızlık bahçeme beyazlar giyin,
Anladım ki, bu ömür sensiz geçmeyecek.

Odamı süsleyen ellerini uzat,
Hazzından dile gelsin bastığın halı..
Açılsın sevincinden perdeler kat kat...
Işık ve ateş senin için yanmalı...

Sonra çevir düğmesini, radyonun
Sevdiğin musiki dolsun odama,
Dinle şarkısını büyük koronun,
Beni düşün! beni düşün, ağlama...

İçimden bir ses diyor ki; sabret..
Sonu gelecek bu yalnızlığın.
Bütün aynalar gülecek elbet,
Açılacak kapılar ansızın..

Yalnız sen varsın beyaz gülüm,
Evde, bahçede ve sokakta,
Bir eylül akşamı gördüğüm ,
O, beyaz hayalsin uzakta..

Yakınsın; yalnızlık kadar,
Uzaksın; yakınmış gibi,
Sensiz yaşadığım yıllar
Bu kadar güzel değildi.

Yeter... Gel artık yeter...
Karanfiller açtı gel !!
Kış bahçesinde güller,
Beyaz güller açtı gel...

 

              

 

    

 

 

 

 

 

 

YAŞAMAM GEREK SENİ

 

Tomurcuk güle verip adını.


Düşünmek gerek,
Martıları denizsiz,
Yaprakları ağaçsız,
Aşk´ı yüreksiz,
Dağları suskunluğunda,
Yankısız ve sessiz,

Bilmek gerek,
Sevdayı çaresiz,
Yağmura belkisiz,
Ve yaşamayı sabırla,
Hiç yoktan sebepsiz,
Tomurcuk güle verip adını,
Açmadan sevgisiz,
Ölmeden yokluğunda,
Bir köşede kimsesiz,

Herşeyden önce,
Yaşamak gerek,
Gitmeden,
Adam gibi,
Tek solukta,
Ve nefessiz...


Birkan ASKAN

 

 

 

 

 

 

               ADI GÜL'DÜ

 

Gülleri severdi en çok
Güldü mü güller açardı gül yüzünde
Güllerle bölüşürdü yalnızlığını
Hep gül beklerdi sevdiğinden
Bir de ´gül mevsimini´ takvimlerden
Bir gül kokusuna
Bir de ´gül reçeline´ dayanamazdı
Hep güller kurutmuştu
Hayatının en hazin sayfalarında
Hep gülerek büyütmüştü sevdasını
Ve her sabah
Bir gül gibi bırakırdı tebessümünü sofraya
Tıpkı sımsıcak bir ekmek gibi
Ahşap bir evin avlusunda
Mis kokulu gülleri derlerdi
Ve bütün sırlarını sadece güllere söylerdi
Ne zaman bir haksızlık görse
Kanayan bir gül gibi
Ahh bu dünyada
Gülü gülle tartsalar derdi

Ne okur ne yazardı
Ağlasa gülleri sular
Gülse gülleri okşardı
Ama ne zaman içli bir şarkı duysa
Güllere bakar uzun uzun dalardı

İşte öyle bir çiçekti
Şiirimin ucunda gülden bir kalemdi


Ahmet Selçuk İLKAN

 

 

 

                          

 

 

             GÜLLERİM SOLDU

 

Güllerim soldu kaldırımlarda
Gonca yüklü dallarıma ayaz vurdu
Demlerim oldu son akşamlarda
Bir nefeslik duraklarda çiçek açtım

Bir tek sana güvenmiştim
Öncem yoktu sonram yoktu
Soyundum sevinç giyindim
Sevilmek sanki bir suçtu

Hani herşeyindim ben senin
Hani kor dudaklındım
Hani karlarda açan çiçektim
Vazgeçilmezdim
Sezen Aksu

                     

 

 

                  

 

               

 

                             


 

 

 

 

 

 

 

                 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

GÜLLER 2 TIKLA

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

      

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

    

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: Arkadaşa gönder!

***ANEMON***
yolu sevgiden geçen dostlara

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta
Blog RSS

Kategoriler

Arkadaşlar

oglena
begonya35
ferhunde
kapadokya050
ayvalikli
bizimada
hakdost
okumaca
nildeniz
orgubahcesi
emekyemek
keinsinn1905
twetty1905
pastacimutfakta
carmencafe
nilsu35
dekoratif
yakamoz045
anemonist
haberliyorum
izmirliblogcu
hayalimsim
izmirlihaberci
horseracing
geridekalanlar


Free chat widget @ ShoutMix
Ziyaretci sayımız:

Günlük Burç

Cursors

Kayıt Güncel Sayfa: Toplam:
Son Sayfa | Sonraki Sayfa