
GÜLLER VE SEVGİLİ
Ayrılmaz ikili Güller ve sevgili Sevdiğine sunulan Hatırlatan baharı Coşturan gönülleri Süsleyen bahçeyi Bir vazo da güller Ne hoştur Evin bir kenarı Bir demet Öğretmene Bir demet anneye Hele Sevgiliye Bir demet Bazen bir tanesi Ne çok sevindirir Gönülleri Ne mutlu kılar O anı..
O an Güller ve sevgili Bakılası gözleri Tutulası elleri Öpülesi dudakları Yaşamak,yaşamak O anı O anı..
Burhan Küçük

PEMBE GÜLLER
Bir Pembe gülü düşün, henüz tomurcuk dalında Gül benim olmasada gönül ister solmasın Korkusu yaprağından düşen bir çiğ tanesi Düşen ben olmasam da gönül ister solmasın
Yağmur küsmesin ona. dalında kurumasın Baharı yaşasın hep sonbahar hiç olmasın Dökmesin yaprağını. kimseler koparmasın Gül benim olmasa da gönül ister solmasın..
Hakan Şengün

BÜLBÜL'ÜME
Papatyalar günese Gül bülbüle asikmis. Günes her aksam batar Papatya yüreginetas basarmis. Her gece terk edilir,karanlikta aglar, Yapraklarini büzüp aklinca günese küsermis. Günes Her sabah yeniden dogup papatyaya gülünce, Garibim hemen kanar,sonuna dek açip çiçeklerini Günese kucak açarmis Bülbülse biraz uzaklassa gülden Gül hemen yapraklarini islatir,boynunu büküverirmis Uzaklarda geçen her günde biraz daha kaybedermis bülbül gülü Gül se çaresiz beklermis bülbülü Sevsede söyleyemese,isteyip gülemese Dikenini batiramaz ki sevdigine Kastedermis güzel yüzüne,bülbül geri döndügünde bulamazmis belki ayni yerinde Iste o andan sonra geri dönüsü yetmezmis bülbülün,gülü geri döndürmeye Degil sevgisiyle sulasa,kanini akitsa köklerine Günlerce sakiyip basucunda gecelerce yas tutsa Gül geri dönmezmis bir daha
GÜL BEKLIYOR,GÜL AGLIYOR,ÇABUK OL BÜLBÜL GÜL ELDEN
GIDIYOR.


GÜLLER
Güller beyaz, güller sarı, kırmızı Hepsi ayrı biçim ayrı renkteler Kimi hırçın, kimi gönül hırsızı Sazın tellerinde bir ahenkteler
Beyaz perdelerde izbe yerlerde Bahçelerde, güzel, çirkin evlerde Gezinip dururlar kirli ellerde Yaprakları dökük pek pejmürdeler
Atın üzerinizden kan rengi şalı Çektiğiniz bunca kimin vebali Yorumlayabilsem bir rüyaları Aşka anlam olan güller nerdeler
Belki yarın belki çok uzaktalar Onları saklayan hangi bir diyar Ruhumun sesini götürse rüzgâr Kimbilir orada nasıl severler.
(Çöl ve Yolcu, 1990)

BAĞIMSIZLIK GÜLÜ
Yerden alip o gülü Hangi gülü? Bir topçu neferinin Sakaryali yaz topraginda Sicak kan gülü.
Alip koklamak o gülü Hangi gülü? Türkçenin özgür kirlarinda Türkülerde burcu burcu Bilgeliğin ana gülü.
Bir basmadan alip o gülü Hangi basmadan? Nazilli fabrikasından Pamuğumuzdn,emeğimizden Dokuduğumuz halk gülü
Hoyrat ellerinden alıp o gülü hangi ellerinden? Uzak teksaslı çobanların Bilmediği,uğruna can vermediği Türkiyeli o çileler gülü
Yerine koymak kutsamak o gülü Hangi yerine ? Mustafa Kemal'in bahçesine Bir ulusun suladığı,beslediği Yediveren bağımsızlık gülü!
(Muhsin Tunç)

GÜL YÜREKLİM
Ne çok söz söylendi. Ve yazıldı aşka dair; Ve nice bülbüller, Terennüm ettiler gül’ün üstüne, Sevdalarını kara sevdalarını, Bembeyaz sayfalarda, Anlattılar asırlar boyu, Hep nefes nefese... Gözler bazen bir ahu’nun mahzun bakışları Bazende çılgın dalgalarıyla, Köpük köpük, bir deniz, Ve onun gizemli mavilikleri, oldu. Ya da endamlar, bir selvi fidan, Veya gül endamdı. Ya ay yüzlü sevgililerin, Güneş gibi yakıcı bakışları. Nasıl olurda unutulurdu. Bir çöl güneşi gibi yürekler kavuran, Nice hasretler yaşandı. Donduran soğukluklarıyla, ayrılıklarda; Ve nice gözyaşları döküldü. Kan niyetine.divitlerden ve kalemlerden... En azgın nehirlerin debisine denk. Yeşil bir yaprak,yada nülüfer üstünde, Bir katreydi gözyaşları... Yada erişilmez zirvelerde bir avuç duru kar, Toprağın bağrını delen bir kardelen çiçeği yada, Susuz çöllerde bir umut pınarı vaha, Bir arı’nin konduğu essiz bir çiçek, Muhteşem renk cümbüşü içinde, Nadide ve toz kanatli bir kelebek Bilemezlerdi kelimelerin bu kadar, Kifayetsiz olduğunu; Ol mailer ki derya içre idiler, ama deryayı bilmezlerdi çünki, Ama yinede aşka dair; Ne çok şey yazıldı ve söylendi. Ve nice bülbüller terennüm ettiler; Güllerinin, üstüne...
ALI KOC



|