Merhaba benim gibi benim kadar İzmiri seven dostlara..
Bahriye KARACA
BENİM İZMİRİM
Ah İzmirim seni ne kadar çok severim bir bilsen,senin için neler feda ettim ama değmez mi?? Senin kokun,senin insanının güler yüzü,her sabah fırından yeni çıkmış sıcak sıcak alınan boyozlarla yada gevreklerle tabi kumruyu da unutmamak gerekir değilmi.. Pasaporta gidilip denize karşı martılarla yapılan kahvaltılar sonra kızlarağası hanında içilen dibek kahvesi.....
İnciraltında gün ağarırken balıktan dönen balıkçıların yanına gidip alınan balıklar,hatta günün biraz ilerleyen saatinde geri gelen balıkçıların hemen oracıkta tenekede pişirdikleri sardalyanın tadını başka nerede bulurum ki ben....
Ah İzmirim sen ne harika bir şehirsin kışda baharı yaşatıp,hepimizin içini ısıtır
ama yinede soğuk kış günlerinin kestane kebabını bize yedirmeden mevsimini kapatmazsın...Ya yaz aylarında bit pazarındaki sübyeci amca muhakkak kavun mevsiminde onun yolu gözlenir işe başlamadan önce bir bardak soğuk sübyenin tadıı ahh izmirim ah...
Durakda her gün karşılaştığın dostlarına selam vermezsen seni İzmirli saymazlar doğrudur İzmir'li dediğin evinin kapısından dışarı çıktığı anda yüzündeki gülücüklerle günaydın demesini bilir..İzmir'li dediğin sıcak kanlıdır iZMİR'Lİ DEDİĞİN SEVMEYİ BİLİR
ve sevmeyi severr işte İmzirimm ben seni bunun için çok seviyorum...
Bahriye KARACA
İZMİR’İ SEVMEK İZMİR GİBİ
izmiri sevmek izmir gibi
İzmirli olmak ayrıcalıktır
Sevdalanmak bu kente
İzmirli olmak(lık)tır.
Dört mevsimi yeşil güneşli
yer gök buluşur gecelerinde
Konak sesizliğe bürünürde
Körfer renklerle konuşur
imbat serinliğidir okşayan alnını
Meltem öpücüğü değince yanaklarına
tebessüm çiçeklenir gözlerinde
sevmek İzmir'i İzmir gibi
İzmirli Olmak Ayrıcalıktır
Sevdalanmak bu güzel kente
İzmirli olmalı(lık)tır...
Naci GÜMÜŞ
BEN İZMİRLİYİM * Eğer "kordon" dendiğinde aklınıza elektrikli ev aletlerinin dışında bir yer ismi geliyorsa, * "Körfez Kokusu" nedir biliyorsanız. * 35 ve 35,5 kavramları size bir şey ifade ediyorsa, * "Gevrek", "Çiğdem", "Domat", "Nohut" gibi kavramları kullanıyorsanız, * "Boyoz" kelimesi size bir şeyler hatırlatıyorsa, * "Arapsaçı","Turpotu", "Dalagan", "İstifno"," Ebegümeci", "Denizbörülcesi" nedir, biliyorsanız, * Konuşurken arada bir diliniz istemeseniz de "geliyom""gidiyom""gelcem""yapcam""etcem"şekli nde sürçebiliyorsa, * Gördüğünüz her gökdeleni Hilton'la kıyaslıyorsanız, * Park, trafik sorunu ve karakış nedir? Bilmiyorsanız, Kar görmek için Sabuncubeli'ne ya da Spil'e gittiyseniz, * Zeybek havası duyduğunuzda içiniz cız edip kalkıp oynayasınız geliyor sa * Kumru"nun aslında bir kuş olmadığını çok da lezzetli olduğunu düşünüyorsanız, * Hıdrellez denince sokaklarda yakılan ateşler aklınıza geliyorsa, * Sıcakkanlıysanız, * Paraşüt kulesinden atladıysanız, * Fuardaki gölde kuğulara bindiyseniz * Her yıl Ağustos sonunda fuara giderek " Birkaç ünlü görsek bari" diyorsanız * Hiçbirzaman biryere geç kalma korkusu yaşamadıysanız * İnsanlar size bir düşman gibi bakmıyorsa * Hayatınızın önemli bir bölümü belediye otobüslerinde geçtiyse * Nisan-Ekim ayları arasında hafta sonlarını Güzelbahçe Seferihisar, Çeşme, İnciraltı, Sahilevleri, Mordoğan, Karaburun, Gümüldür, Kuşadası, Dikili, Foça'da geçiriyorsanız, * Çocukken Kemeraltında kaybolduysanız * Babanız"Biz çocukken Konak'ta denize girerdik" hikayeleri anlatıyorsa * Bir kere bile YKM önünde buluşup sinemaya gittiyseniz * Kuşadasına "Ada" diyorsanız * Mahsun Kırmızıgül ie Alişanı ayırt edemiyorsanız ? * Montrö ve Lozan size avrupa şehirlerini hatırlatmıyorsa * Otobüste size biletini ya da kentkartını veren kişi karşılığında para almamakta israr ediyorsa * Yolda biriyle çarpışınca diğerinin hatası olmasına rağmen reflex olarak gülümseyip özür diliyorsanız * "Yengen" denince aklınıza yiyecek bir şeyler geliyorsa * Ortaokula giden kızınızın erkek arkadaşı olması sizi rahatsız etmiyorsa * Evinize enfazla 100 m. Uzaklıkta bir Tansaş mağazası varsa * Başka bir şehire gittiğinizde o şehirde yaşayanlara acıyorsanız * Uzakta iken "Ahh şimdi İzmirde olsaydım" diyorsanız
SİZ İZMİRLİSİNİZ...!
İZMİR
Otubüsten inip Alsancak'tan Pasaport'a yürümek, İzmir'li olmaktır. En ufak ihtiyaç için Kemeraltı'na gitmek, İzmir'li olmaktır. İlk randevunda YKM önünde buluşalım demek, İzmir'li olmaktır. Kordon boyunda denizle birlikte balık yemek, İzmir'li olmaktır. Sinemalarda ne oynuyor diye ilk Çınar'a bakmak İzmir'li olmaktır. Yazları her hafta sonu Çeşme'ye gitmek, İzmir'li olmaktır. Göztepe-Karşıyaka çekişmesini seyretmek, İzmir'li olmaktır. Sabahları günaydın dedikten sonra 2 Boyoz 1 yumurta demek, İzmir'li olmaktır. Atatürk Lisesi'ni bitirmek, İzmir'li olmaktır. Fuar'a fuar zamanında gitmemek, İzmir'li olmaktır. Kemeraltı'nda hayır için dökülen lokmalardan yemek, İzmir'li olmaktır. Her çeşitten İnsan sevmek, İzmir'li olmaktır. Simite Gevrek demek, İzmir'li olmaktır. Karataş,Asansör'de anlamlı birgün için kutlama yapmak, İzmir'li olmaktır Gece yarısı Efes'in arkasında Yengen yemek, İzmir'li olmaktır. İzmir'li olmak İzmir'de doğmamaktır, İzmir'i yaşamaktır.
Serkan Aloğlu
İZMİR MEKTUBU
Sen o zamanlar çocuktun en güzel çağında yaşamanın şimdi biz bile unuttuk orasını orası yangın yeri yıkıntılar teneke duvar çatı felaketlerden savaşlardan yangınlardan ne kalmış sa geride oralarda bir mahalle vardı insanları akraba
gece cıgaralar bir yanar bir sönerdi bir ışık bir insan kaybolurdu yolunda gidip baksan yatağına görürdün yeraltı kovuğunda
yangın yeri düşkünler mahallesi Evlerinin önünde küçük bahçeleri çiçek saksıları pencerelerinde belliydi güzel şeyler düşündükleri o insanları anlatmaz ki tarihler kim bilecek nasıl yaşadıklarını
aşkları vardı elbet zinaları vardı güpegündüz gazetelere bile geçmez şimdi oraları asfalt cadde oralarda evler bahçeler parklar unutulmuş insanların hatıraları üstünde
İZMİR
Gelmemi isteme,dönemem İzmir, Sokaklarını,sırlarını bilirim bir bir. Kopardılar dalından gonca gülümü, Elbet gün gelir özlersem ölümü; Gelmemi isteme dönemem İzmir, Niçin dönmediğimi bilirsin bir bir.
Bakarsın ölüm çağırır gelirim İzmir, Rüzgar olur denizden eserim bir gün, Avuçlarımda yakamozlarla dönerim bir gün, İçim yana yana sönerim bir gün, Karşıyaka'da soldu tomurcuk gülüm, Artık çağırıyor beni de ölüm.
Dönmemi isteme dönemem İzmir, Karşıyaka'da ne oldu bilemem İzmir, Ben bu acıyı kolay silemem İzmir, Hüzünle tükendi geçti bu ömür, Adımın anlamı olsa da özgür, Ben tutukluyum gelemem İzmir; Bundan sonra artık gülemem İzmir.
Gelmemi isteme dönemem İzmir, Sokaklarını,sırlarını bilirim bir bir. Kopardılar dalından gonca gülümü, Elbet gün gelir özlersem ölümü, Gelmemi isteme dönemem İzmir, Niçin dönmediğimi bilirsin bir bir.
Erden Erkin
İZMİR
İlk kurşun anıtın inan şahane Güzelliğine kimse bulamaz bahane Bayraklı, Eşrefpaşa, Basmahane Egenin incisi sensin ey İzmir
Taş surlu kadife kalen ayakta Şehit kanı vardır bu bayrakta Efemin naşıda bu toprakta Egenin incisi sensin ey İzmir
Atam ki yunanı denize sende döktü Söyle Türkün bileğini kim büktü Söyle dağlarına duman mı çöktü Egenin incisi sensin ey İzmir
Meryem ana koynunda yatıyor Efes ki güzelliğine güzellik katıyor Sende akşam güneşi farklı batıyor Egenin incisi sensin ey İzmir
Denizin ki pırıl pırıl parlıyor Kaptanların konağına gemileri bağlıyor Sularında balıkların çağlıyor Egenin incisi sensin ey İzmir
Fuarın ki dünyada yok bir eşi Bu şehrin bir başkadır güneşi Burada gör insanı, dostu, kardeşi Egenin incisi sensin ey İzmir
İzmir ki turistlere duraktır Kışları ılıman, yazları ne de kuraktır Verimlidir toprakları, ne de çoraktır Egenin incisi sensin ey İzmir
Seni görmeyen bu vatanı gezmemiştir İzmirlim senden başkası şu yunanı ezmemiştir Hangi ressam seni çizmemiştir Egenin incisi sensin ey İzmir
İzmirim ki şehitlerin yurdudur Karşıyaka, kordonboyu aşıkların yoludur Bu serdar da Allahın bir kuludur Egenin incisi sensin ey İzmir
En son bir mahalle bakkalında içmiştim Çay bardağında beyaz bir yangındı senden ayrılmak Mezesiz bir aşk sofrasından kalan kirlenmemiş bulaşıklar Asfalt sıcağının yüzümü yaladığı o eski yazlar Vakıa sende emanet bir amazon mızrağı vardı En son yüreğime saplayıp gittiğin O zaman anladım Aşık olmanın kan kaybetmekten ibaret olduğunu Eşrefpaşa´dan Hatay'a inen deniz nefesli bir yokuşta Troleybüs altında can çekişirken ergenliğim
Her sokakta sinema her evde ayrı bir film vardı Ne çok dedikodusu vardı ikimiz için de İzmir'in Yaşamak ah ve bir daha yaşamak Ali Melek pastanesinden yayılan Vanilya kokulu limoni serinlik için Yazlık sinemaların yazık filmlerinden çıkmış tüm kadınlar Ve bayram yerinin bayramdan habersiz eviçleri için
Şimdi yeni bir yaz gelir geçer dudaklarından
ıslık ıslık bu şehrin Onca güzel içinde öpecek bir sevgili bulamamış gibi şehir Yüksek topuklu ayakkabılarının sesiyle yetinir Yıllara meydan okuyan geçkin bir hanımefendinin
Esmer yüzü de durur aklımda o günlerden İnsanı aşka davet eden gözleri Siyah beyaz seyreder şimdi İzmir´i İzmir ise nikah dairesinin önünden geçen Telaşlı insanlarını O kültürlü fotoğrafçı vitrininin
Ne çok kedisi var bu şehrin ne çok delisi Ne çok sineması var bu şehrin ne çok denizi Bu ne çok aşk bu ne çok evden kaçmak Nasıl da tadında yaşanırdı burada böyle hayat Bu böyle bizsiz nasıl bir şarkı İzmir´de yaşamak
bir yağmur ıslatsın bizi , kumlarımı örten denizim ol,ad koyalım buna,
olsun olsun bunun adı aşk olsun..)
Bulut bile ağlarken Tek dertli sen mi sanırsın kendini Ağaçlar mı mutlu sanırsın Dökmezlerdi yapraklarını çıplaklıklarında Kuşlar mı mutlu sanırsın Bakmazlardı korkakça tüneklerinde Sokaklara yağmur Bana tutsaklık yağıyor Ben ölüyorum anne
Ben iyice kapanırken içime Açılmışım sağanaklara Ayağı kayan kör gibiyim Yağmurlara rehin verilmiş Yolunu arayan seller gibi Çamurlaşmış kaldırımlar da Köşe başlarında herkese savruluyorum Tüm bakışlar kuşkulu Hareketler tedirgin Islak yüzlerde Herkes birbirine yabancı Biri yanlışlıkla adres sorsa Kalbimin yolunu göstersem Buruk yalnızlığımı kırsam Utanç yağmurun da
Eve dönsem kabuslar başlayacak Buğulu aynaya baksam Yüzüm akacak Süzülecek yaşlar sebil gibi Resim çizsen yağmura Tutsaklığıma gardiyan olacak Çare diye aradığımız dostlar Benden çaresiz Benden yalnız Bir cenaze çıkıyor yaşlı bir evden Ağlıyanı çok Belli ki ölmüş vadesiz Herkes koşuyor yağmura karşı Bir ben dolaşıyorum gayesiz Gem takılmamış yalnızlıklarım da Kendimi ararken Nerede unutmuştum çocukluğumu Bir tek gölgem mi seviyor beni Ayak izlerimi kim siliyor arayışlarım da
Dönüp dururken başımın üstünde Pençe elleriyle martılar Simitçiler bile sığınmışlar Çocuk korkusunda ürkek seslerine Gözbebeklerinde su baskını Elleri üşümüyor simitçilerin Umutlarını sel almışken Duaları yağmurlar biraz bulutta kalsın
Yollar mı çukur Kaldırımlar mı yüksek Çatlarken caddeler Seller mazgallara küs kaçmakda Kabaran dalgalar yine başladı Okşamaya köpükleriyle Körfezin mavi kıyılarını Kilit vurulmamış bir kalp olsa Tam yanımda yalın ayak Tutsakken meltemli yağmura Bulutlar atmışken sularını Tek toprak mutlu ki yağmurdan İçine alırken birikintilerini Kimliksiz kaldım yağmur gurbetinde
Çölde serap misali Seken su birikintisinde ki gölgem Aniden yitip gitmekde Toprak yağmuru dinliyor Islak sonsuz gökyüzünde Yıkarken sesleri Ezenler var yağmuru İzmir bu gün yağmura tutsak Ben hala yağmurda aramaktayım Benim yağmurum nerede
İZMİR AŞKIMIZA UYANMAKTA
Aşkım bak İzmir’de gün ışıldamakta Aşkım imbat doğan günü özlemle selamlamakta Uyanda gör, sabahın ilk parıltıları körfezden
su içme telaşında Aşkım hadi uyan; şu eşsiz manzaranın tadına
kollarında varsam ya, Aşkım uyansana, İzmir de gün doğmakta. Aşkım, baksana İzmir aşkımıza uyanmakta.
Hala damağımda dün geceki rakı, balık ve roka. İzmir’im, bir düş şehrisin şimdi kordon boyunla. Omzun da başım, yüreğimdeki aşkınla Sen ve İzmirim hala mahmur, iki sevdiğim de hala derin uykularda Aşkım uyansana, İzmir de gün doğmakta. Aşkım, baksana İzmir aşkımıza uyanmakta.
Sokakları deniz, denizi kız kokan Smyrna Kıskandın mı aşkımı, hadi durma öyle mahzun söyle bana Palmiyelerinde kendimi aşka vurduğum Kordon’unda aşkımla kadeh kaldırdığım, Karşıyaka’da İzmir’in güllerini kokladığım Bostanlı’sını aşkımla adım adım arşınladığım Sen değil miydin söyle bana İzmir’irim, hadi cevaplasana
Kıskanma hırçın amazonum, sakın mahzun olma İnan senin kalbimdeki yerin bambaşka Ama kollarımda aşkım var, İzin ver de ne olur yaşayayım onu doya doya Canım İzmir, kalbimdeki ilk yerini kaptırıverdin ona Aşkım baksana İzmir de gün doğmakta. Aşkım baksana İzmir aşkımıza uyanmakta..
Hırçın savaşçı dilber. Amazonların kraliçesi. Tanrıça bakışlım, iyot kokulum. Her gün aşık olduğum. Karşımda sen, kollarımda aşkım Haydi silkinip uyan. Gücenme, darılma bana Canım İzmir, aşkıma şahit ol, tüm güzelliğini ser yollarıma
Aşkım, hadi uyansana..... aç gözlerini bak İzmir de gün doğmakta Aşkım baksana, İzmir aşkımıza şahit, Sanki bize mutlu mutlu göz kırpmakta, Aşkım İzmir en güzel haliyle karşımızda durmakta Uyan hadi aşkım, günaydın deyip beni kollarına alsana
Hülya Öner Karadayı
ZEYTİNLİ......
Her şey küçük bir birikimle başladı Zeytinliydi yediğim poğaçalar Ucuzdu içtiğim şaraplar Sahi bilir misin onların tadını? İzmir´imin caddelerini Palmiyelerle süslü sahillerini Ve en yakın dostu Ege Denizi! Biz sabahlarız sahillerde Yaz günü vıcık vıcık ter Hoş sohbetler, bahçelerde yetişen bilmem neler Mis gibi gider her şey orda Aman ne güzel boyozla yumurta Şarap bitti mi domates! var En iyisi o vitaminlisi Aman da dünya döner ben durur Mevlam döner dünya durur İzmir´im İzmir´im güzel İzmir´im En hürüm en zevklim Karışmamış pislik sana En delikanlım en sevgilim Sahi bilir misin onların tadını En ucuzuydu ama bizdik en zengini...